
Canım kızım ve ben iş dönüşü caddede şöyle bir tur attık.Gelene,geçene,arabalara dikkatli dikkatli baktı.Dışarı çıkmayı sevdiğini o kadar belli ediyo ki.Asansör ve saç kurutma makinasından sonra en çok sevdiği şeyin arabası olduğuna karar verdim.Bu gezileri sıklaştırmamız lazım onu anladım.
Gün içinde onu o kadar çok özlüyorum ki,hastaneye gelen bebekleri seviyorum,telefonumda ve bilgisayarımdaki fotoğraf ve videolarına bakıyorum.
Çalışan anne olmak çok zormuş gerçekten.İşleri yetiştirmek ayrı bir telaş,Rüyanın özlemi apayrı...Günden güne geçirdiği değişim bu özlemi kat kat artırıyor.Yaklaşık 2 haftadır yüz üstü dönüp,kollarından destek alıp,başını kaldırıp,gülmeye başladı.Çok hoşuna gidiyo,gülüyo sürekli.Tabi yorulunca kafa pat yere düşüyo.Bu halleri çok komik ve çok tatlı.Beni gördüğü zaman verdiği tepki gözümün önünden gitmiyor.Anne demeye başladı kızım o da bambaşka bir duyguymuş.En güzellerinden hemde.
Zaman ne çabuk geçiyo.3 ay boyunca uykusuz geçirdiğim gün ve geceleri ne çabuk unutturdu bana.Öyle bir sevigisi var ki içimde ne uykusuzluk,ne yorgunluk...Bir gülüşüyle tavlıyo beni.
Yeter ki gülsün,yeter ki sağlığı yerinde olsun.
Rabbim minik meleklerimizi korusun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder